Suçluluk Duygusu Nedir? Nasıl Aşılır?

Suçluluk Duygusu Nedir? Nasıl Aşılır?

Suçluluk duygusu, çocukluktan başlayarak, sosyal gelişimimiz esnasında öğrendiğimiz, duygusal bir uyarı sistemidir. Aslında yanlış bir şey yaptığımızda bizi bir şekilde kötü hissettirerek oluşan yanlış yaptığımıza dair algıdır. Bir insanın kendini suçlaması kadar yorucu bir şey yoktur. Farkında olmadan kendini affedememesinden dolayı suçluluk duygusunu daha da besler. Kendimize karşı oldukça sert bir eleştiri söz konusudur. Kendini affedememek de en büyük cezalardan bile daha kuvvetli bir cezadır aslında.

Suçluluk duygusu belli boyutlarda kalması halinde ilişkilerimizi korur. Özünde suçluluk duygusu, sen uygun eylemi gerçekleştirene kadar kendinle savaştığın devamlı yanıp sönen sinyal gibidir. Örneğin, bugün arkadaşımın doğum günü ve onu aramayı unutmamalıyım! Gün boyu siz arkadaşınızı arayana kadar bu sinyal size rahatsızlık verecektir. Aslında bunun sebebi özel günlerin unutulmaması gerektiğine dair kendinize kodladığınız uyarıdır. Bu sebep ile arkadaşınızı arayana kadar da suçluluk duygusu ile baş etmek zorunda kalıyorsunuz.

Suçluluk duygusu belli bir seviyeye kadar normaldir. Hatalarımızdan ders almamızı ve bir vicdana sahip olduğumuzun göstergesidir. Fakat belli bir seviyeyi aşmamız halinde yararsız ve sağlıksız bir boyuta geçmektedir. Şiddetli pişmanlık duygusu insanı bunalıma kadar sürükleyebilir. Sağlıksız suçluluk hissi yaşayan kişilerde en çok görülen sonuçlar aşırı sorumlu hissetmek, aşırı vicdanlı hissetmek, aşırı hassas olmak, hareketsizleşmek, “Kendini inkâr” maskesi ile gizlenmek şeklinde karşımıza çıkmaktadır.

Suçluluk Duygusu Neden Oluşur?

Suçluluk duygusu farklı şekillerde ortaya çıkar. Örneğin sınav haftasında olan bir üniversite öğrencisini ele alalım. Yaşı gereği sorumluluklarının bilincinde olmasına rağmen gençliğin verdiği heyecan ile sınava çalışmak yerine bahar şenliklerine katılmayı tercih etmesi sonucu sınav sonucu açıklanana kadar ki evrede suçluluk duygusu ile savaşacaktır. Farklı açıdan bakacak olursak toplumsal olarak dayatılan ve kalıplaşmış kuralları beynimiz kodlar ve bu kalıplaşmış kuralların dışına çıktığımız an suçluluk duygusu alarm vermeye başlar.

Şöyle de bir gerçek vardır ki aslında gerçek suçlular nadiren suçluluk duygusu hissederler. Bu enteresan bir karmaşa yaratmaktadır. Mükemmeliyetçi kişilik yapısına sahip birini ele alalım. Her zaman doğru ve hatasız olmak isteyecektir. Yaptığı herhangi bir hatada kendisini suçlayacak ve suçluluk duygusu ile boğuşacaktır.

Aslında önemli olan ah vah ederek kendini bunalıma sokmak değildir. Önemli olan eğer gerçekten bir hata yapmışsan bunu fark edebilmek, bundan ders çıkarabilmek ve telafi yollarını aramaktır. Sürekli geçmişe bakarak önünü göremezsin. Hatalardan ders çıkar ve yoluna kaldığın yerden devam et. Hatalar bizi biz yapan şeylerdir aslında. Herkes yaptığı hatalar ile olgunlaşır. Tekrar aynı hatayı yapmadığın sürece o hata bir nimettir.

suçluluk duygusu

Bir arkadaşını onun seni sevdiği kadar çok sevmediğin için bile suçluluk duygusuna kapılabilirsin. Aslında bu senin en doğal hakkındır. Biri seni sevdi diye sende onu sevemezsin. Ama bir şekilde çevre baskısı ile öyle seveni nerede bulacaksın söylemleri ile başa çıkarken bu sefer kendini suçlamaya başlıyorsun. Öyle hissetmem lazım, bende sevmeliyim şeklinde olaya baktığınız anda vicdan ile baş başa kalıyorsunuz.

Çoğumuzun ağzından keşke öyle yapmasaydım, keşke o gün o lafı söylemeseydim sözleri çıkmıştır. Eve gelip yastığa başınızı koyduğunuzda o keşke söylemleriniz büyü büyür ve suçluluk duygusu şeklini alır. Evet o hatayı keşke yapmasaydın, keşke o gün o lafı söylemeseydin ama yaptın ve söyledin artık geri dönüşü olmadığını ilk olarak kabullenmek zorundasın. Daha sonrasında yapman gerekeni sağlıklı bir şekilde düşünüp adım atmalısın. Hatanın neresinden dönülse kardır şeklinde çok güzel bir söz vardır. Bunu unutmamak ve telafi etmek için adım atmak gerekmektedir.

Suçluluk Duygusunu Sık Yaşayan Kişilerde;

  • Kendine güvensizlik,
  • Mükemmeliyetçilik,
  • Kızgınlık duygularını atamama,
  • Affedememe,
  • Depresif ruh hali,
  • Endişe, korku ve kaygı halleri,
  • Daima kontrollü olma ihtiyacı gibi özellikler peş peşe sıralanan duygulardır.

Suçluluk duygusu birçok biçimde karşımıza çıkmaktadır. Bunları başlık şeklinde vermek gerekirse yapılan eyleme duyulan suçluluk, yapmak istenilen eyleme duyulan suçluluk, sebep olduğunuzu düşündüğünüz bir eyleme duyulan suçluluk, birine yeterince yardımcı olmadığınızda ya da olamadığınızda duyulan suçluluk, birilerinden daha iyi olduğumuzda duyulan suçluluk şeklindedir.  Bunlardan birilerinden daha iyi olduğumuzda duyulan suçluluğu ele alalım. Örneğin sınavda herkes düşük puan aldığında ve siz yüksek puan aldığınızda bunu arkadaşlarınızla ya paylaşmamayı tercih edersiniz ya da ısrarlara karşı utana sıkıla, sanki kötü bir şey yapmışsınız gibi söylersiniz.

Suçlulukla Baş Etmenin Yolları

Suçluluk duygusu ile baş etmek çokta kolay değildir. Bazen bu konuda uzman kişiler tarafından yardım almak gerekmektedir. İlk olarak yapmanı gereken suçluluk duygunuzu tanımak ve amacını fark etmektir. Daha sonrasında sorunlu davranışınızı düzeltmek için harekete geçin. Bu aşamadan sonra yanlış bir şey yaptığınızı kabul etmek ve bu hatadan ders alarak hayatınıza devam etmek gerekmektedir. Hatalarımızdan ders aldıktan sonra deneyimlerimizden bir şeyler öğrenebilmek önemlidir. Böylece gelecekte aynı hatayı tekrar yapma ihtimalimiz daha düşük olacaktır. Son olarak yapmamız gereken kimsenin mükemmel olmadığını bilmek ve ona göre adım atmaktır.

Her zaman suçu başkalarına atmak daha kolaydır. En zoru insanın kendisi ile olan savaşıdır. Kendine bağıramazsın, kızamazsın, küsemezsin. Bu sebep ile zaten en zorudur. Burada devreye hemen suçluluk duygusu girmekte ve ileriki evrelerinde ciddi bunalımlara sürüklemektedir insanı. Bu sebep ile suçluluk duygusu ile baş etmek gerekmektedir. Bu bahsettiğimiz yollar işe yaramıyorsa muhakkak alanında uzman kişilerden destek almak gerekmektedir.

Suçluluk duygusu her vicdan sahibi bir bireyde olması olağan bir duygudur. Önemli olan bu olumsuz duyguyu ileriki boyutlara taşımadan, hatalardan dersler alarak atlatabilmektir.

Yorum Yap

Your email address will not be published.